Bu Ülke

Bu Ülke

Cemil Meriç ilk kez gözümün açıldığını bana hissettiren kişiydi. Bu ülke’deki anlattıkları bu ülkenin en eşsiz tezahürüydü. Bir sorun olduğu en düşünmek istemeyen beyinlerin dahi  farkında olduğu bir durum. Mesele bu sorunu tasvir etmekteydi. Neydi bu sorun? Aslında bu soruyu soran insan o kadar az ki, soran kişi bulduğu cevabı muhakeme bile edemiyor kimseyle. Benim de cevaplarım vardı. Bu cevaplar ideoloji maskesi aslında kalmış,  cevaptan uzak bir cevaplama çabasıydı.

Çabalıyordum, soruna kendime göre çözümler getirip, iç kanamanın  olduğu yeri  kendi yordamımla tahmin etmeye çalışıyordum. Hatamın bu olduğunu  geçte olsa anladım. Asıl kanayan noktayı tahmin edememiştim. İdeolojilerden kaynaklı sandığım bu durum daha da derin sorunlardan ileri geliyordu ve İdeoloji, rejim değişikliğinin buna çözüm getirme imkanı yoktu. Doğu ile batı arasında kalmış, ne doğu ne de batı olan bu ulusun kendini tanıması gerekiyordu öncelikle. Ne  islam  şeriati ne Sovyet komünü ne de yunan demokrasisi bu soruna çözüm olmayacaktı. Olmuyor da. İdeologlar ve demagogların oyun bahçesinde sorundan uzaklaşıyoruz iyice. Bizi sağ ve solun taraftarlığına iten bu insanlar bu ülkeye haklı da, haksız da olsa  zarar veriyorlar.

Kendini tanımayan bir ulus, nasıl olurda  yaşadığı soruna çözüm getirebilir ki? Kimiz sorusunu sormadık uzun zamandır kendimize. Kimi doğudan yana, kimi ise batıdan. Peki biz doğu muyuz yoksa batı mı?  İskender Persleri yok edip Helenistik kültürü kurduğunda da aynı sorunlar vardı. Yunanlar ve Makedonların oluşturduğu bir batı medeniyeti mısırdan  irana kadar tüm bir coğrafya’ya hakim bir imparatorluk olduğunda artık  batı mıdır sadece?  Ya da Osmanlı 3 kıtada hükmettiğinde doğu muydu başlı başına?  Değildiler, İskender Helenistik bir kültür oluşturdu yeni oluşan toplum için. Osmanlı ise kendi değimiyle kafirlere hoşgörü ve roma devletinin devamı olarak  kendini adlandırdı bir çok kere.

İki devlette doğu ve batı arasında  oldukları şeye getirdikleri açıklamalarla, doğu, batı çizgisini aşarak, kendilerine uygun cevaplar getirdiler toplumlarına. Bizim yaptığımız tek şey ise doğu mu yoksa batı mı tartışması en özünde.  Batı aşığı sol, doğu aşığı sağ. Halbuki ne doğu kabul ediyor bizi, ne de batı. Zaten bizde ne doğuyuz ne de batı. Neyiz peki biz? ? Bunun cevabını bulmak lazım her şeyden önce bizim hazır kalıp düşüncelerden sıyrılmamız lazım. Demagogların, ideologların ağlarından kurtulmamız lazım. Her şeyden önce kendimizi tanımamız, tanıdığımız bize göre kurallarımızı yenilememiz lazım. Kaybolmuş oluruz bunları yapmazsak. Kaybolmuş toplumlar ise asimile olup yok olmayı hak etmiş toplumlardır. Yok olmadan, yok olacak olanı hatırlamak gerekiyor. Hatırlamalı…

Beğen  3
Yazar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir