Güneş Tanrısı Ra

Güneş Tanrısı Ra

Ra, Mısırdaki en önemli tanrılardan biridir. Güneş tanrısı olarak anılır. Heiopolis onun evi ve kalesidir. Başında güneşi temsil eden bir  çember ve kartal başı ile tasvir edilir. Antik tantılar ile bir tutulup 4.  sülalenin devrinde devlet tanrısı olmuştur. Mısırda o kadar saygın bir yeri vardır ki; tüm firavunlar soyunu Ra’ya dayandırmaktadır.  Böylelikle güçlerini ve iktidarlarını ilahi göstererek güçlendirmişlerdir. Güneş Tanrısı olan Ra‘nın 7 tane ruhu vardır. Güneş Ra’yı sembolize etse de Zümrütü Anka kuşuna benzemektedir. Her Sabah güneşle birlikte ateşten yeniden doğduğuna  inanılır.

Akhenaton Dönemindeki Amon rahiplerinin kralları  aratmayan yaşam biçimleri ve kendilerini neredeyse Firavun’dan üstün tutma çabaları onu çok sinirlendirmiştir. Bu dönemde Firavun kendi soyunu da dayandırdığı ve halkın da çok sevdiği tanrı olan Ra’yı öne çıkartıp tek tanrılı bir din kurmaya çalışmış ve bu dönemde diğer tanrıların  tapınakları yıkılmış ve yerine Ra için tapınaklar yapılmıştır. Bir diğer zivayet ise bu dönemin Hz. Yusuf’un dönemine denk gelmiş olmasıyla alakalıdır. Akhenaton’un Hz. Yusuf’la birlikte diğer tanrıları yok edip Mısır’a tek tanrılı bir dini yaymak istemesiyle alakalandırma durumu da mevcuttur. Mısırda Amon ve Ra belli bir dönemde birleştirilmiş ve AmonRa olarak anılmıştır.

Ra’nın Yaratılışı

Ra’nın bir oluş süreci yoktur Kendi kendine var olmuştur. Oluşunun etkeni gene kendisidir. Henüz bir toprak parçacı ve yaşam oluşmadan önce su vardı. Su bir çok şeyden önce var olması ve gücü Nil’in Mısır uygarlığındaki etkisi ile bağdaşlaştırılır. Ra parlayan bir yumurtadan ve karanlığın içinde doğdu. Güneş ışınları içine girerek ona gücünü verdi. Böylelikle Güneş’te bir parçası olmuş oldu. Kendi gücünü eline aldıktan sonra gizli isimleri  ve  sözleri söyleyerek yaşamı ve dünyayı  yarattığı daha doğrusu şekillendirdiği  söylenir. Gökyüzündeki bir teknede gezinerek günlerini geçirdiği tasvir edilir kartal simgesi de buradan gelmektedir. Ra güneşe yakın olan göklerde dolanmaktadır. Geceleri ise canavarlar ve kötülüklerle savaşmak için yeraltına iner ve insanlığa geceleri güneş ışığını bırakırdı. Her sabah güneşle birlikte gökte yeniden doğruğuna inanılır.

İnsanlığın Doğuşu

Ra ilk başta  dünyada hüküm sürmeye başladığı dönem her şeyin olması gerektiği gibi olduğu çarkın bozulmadığı bu dönemde. Mükemmellik Ra’yı mutluluk gözyaşlarına boğdu. Düşen su damlasından ise insanlar türedi. Ra’nın istemsizce yarattığı bu canlılardan etkilendi öncelikle onları izledi bir karınca çiftliğini izleyen bir çocuk gibi. Sonra fark etti ki insanlar geliştikçe savaşı ve kötülüğü besliyordu bir kısmı. Altın çiçeğini insanlık tarafından tahrip edilmesi Ra’nın sinirlenmesine sebep oldu. Tanrıça Hather’i yanına çağıran Ra onu bir arslana dönüştürdü ve insanlığın kıyameti olması için onu  dünyaya saldı. Fakat Ra’nın siniri geçtiğinde Hather’i durdurmak istedi.  Hather’e bira vererek ona görevini unutturduğu ve insanlığın yok oluşunu önlemiş oldu. Fakat insanlık bir kere ölümle tanışmış oldu. İnsanlar artık tanrılar gibi ölümsüz değildi.

Ra’nın gizli Adları

İsis tanrıçalar içerinde en güçlülerinden biridir. Ra’nın gücü  doğuşunda edindiği sıfatlardan isimlerde gelmekteydi. Bu Ra’ya gücünü veren ve diğer tanrılarla insanlığa ve kötülüğe karşı hüküm sürdüren sihirli sözcüklerdi. İsis mitlerden birine göre bir gün büyü yapmak istediği için  Ra’nın tükürüğünü gizlice alıp  toprak ile karıştırarak bir  yılan yapar ve o yılan Ra’yı ısırır, acı içinde yardım isteyen Ra’ya İsis’ten bir teklif verilir. İsis yardım edeceğini fakat bunu yapabilmesi için en gizli ve güçlü olan sıfatını  ondan kendisine iletmesini ister. Başta Ra itiraz eder ama acı arttıkça Ra acıya tesim olur ve  bu gizli ismi  İsis’e söyler ve gücünü tanrıça ile paylaşmış olur. İsis ise ilk işi bu kelimenin gücü ile Ra’yı iyileştirmek olur.

Ra’nın Saltanat Kayığı

Ra her gece saltanat kayığı ile  Diğer dünya olarak anılan Duat’a geçmek için kayığıyla yolculuğa çıkardı.  Bu yolculukta  yer yüzündeki canavarlarla savaşırdı. Diğer tanrılarda  yer yer Ra’ya eşlik ederdi.  Ra yer yüzündeki kötülükle savaşırken  her sabah  güneşle birlikte yeniden doğardı.  Her gün kötülük ile yeniden  savaşır ve dünyayı korurdu. Saltanat  kayığının ilk koruyucusu Seth iken Seth sonradan kötü bir tanrıya dönüş bildiğimiz tabirde şeytanla eşleşmiştir. Kısacası kayığı ilk koruyan tanrı artık kayığın en büyük düşmanı olmuştur.

 

Beğen  17
Yazar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir